EV KAZALARINA KARSI FORMULLER

Evinizde bir kaza ile karşılaştığınızda paniğe kapılmayın. Bugünden önlemlerinizi alıp, planlarınızı yapın. Dr. Elif Akün; elektrik çarpmasından boğulmaya, böcek sokmalarından yanıklara kadar her türlü ev kazasına karşı kolaylıkla uygulayabileceğimiz ilkyardım formüllerini verdi...
Gayrettepe Florance Nightingale Hastanesi İç Hastalıkları ve Acil Departmanı Bölüm Başkanı Dr. Elif Akün, ev kazalarından nasıl korunulabileceğine ilişkin sorularımızı yanıtladı:

* Ev kazalarında en sık karşımıza çıkan sorunlardan biri; boğaza bir şey kaçması sonucu boğulmadır. Böyle bir durumda ne yapmak gerekir?
Boğulmalar bir anda ölüme bile neden olabilir, bu nedenle önemlidir. Öncelikle boğulmanın neden olduğunu bilmek gerekli. Üst solunum yollarını tıkayan her türlü cisim, iri bir lokma, erik, üzüm, kayısı, fındık, fıstık, küçük oyuncak parçaları, bilye, balon hatta su bile boğulmaya neden olabilir. Muhtelif içecekler, ani alerjik reaksiyonlar, astım, ani kalp yetmezliği de boğulma nedenidir. Boğulma durumunda, karakteristik olarak iki el boyunda çapraz kavuşturulmuştur. Yüz ve dudaklar morarır, aşırı hava açlığı görüntüsü olur. Eğer su nedeniyle boğulma varsa, su birikintisinde yüzükoyun bilinçsiz bir şekilde hasta yatar. Şuuru kapalıdır ve morarmıştır. Solunum yoluna kaçan yabancı cisimlerin solunum yolunu tıkaması halinde, Heimlich Manevrası uygulayın. Yani; boğulan şahsın arkasına geçerek sol elinizi yumruk yapın ve tam göbek üstüne koyun. Sağ elinizle sol el bileğinizi sıkıca tutarak, sertçe kendinize çekin. Bilinç kaybı olan hastanın ağız içini işaret parmağınızla temizleyin ve hastayı sırtüstü yatırın. Çeneyi yukarı kaldırarak solunum yolunu normal anatomik konuma getirin. Acil yardım isteyin. Sonra da, suni solunum ve kalp masajına hazırlanın.

KALBİNİZ DURABİLİR!
* Evde elektrik çarpması durumunda, ne yapılmasını öneriyorsunuz?
Evde kullanılan elektrik alternatif akım (AC) tipindedir. Alternatif akım, 15 volt üstünde çarpılma hissi verir ve tahribat yapmaz. 20 volt üstü, tehlikeli sayılabilir. Elektriğe temas eden noktalar arası mesafe kısa ise, arada kalan doku şiddetle ısınır ve yanar. Yanık, elektrik akımının kuvvetine bağlı olarak artar. Alternatif akım kalp üzerinden geçerse, kalbin sinirsel ileti sistemini bozar ve kalp durur. Elektrik çarpmalarında ilk yapmanız gereken; elektriği kesmektir. Bunun için sigortaları kullanmak gerekir. Lastik tabanlı ayakkabı giyin, kuru bir lastik eldiven takın ve elektrik akımını iletmeyecek kuru bir cismin üzerine çıkın. Bu; kendi güvenliğiniz için önemlidir. Elektrik çarpan kişinin yakınındaki kablo gibi iletkenleri, yalıtkan bir çubukla uzaklaştırın. Hastayı giysilerinden çekerek bölgeden uzaklaştırın. Nabzı atmıyorsa, ona kalp masajını yapın.

Bol su ile yıkayın


Eğer bir böcek tarafından ısırıldıysanız, öncelikle elinizi kullanmadan böceği uzaklaştırın. Yarayı bol sabun ve suyla yıkayın. Bölgeye soğuk uygulayın ve ardından yara bandı ile kapatın. Akrep sokmalarında serum gerekebilir. Böyle bir durumda, hemen doktora başvurun. Yılan ısırmaları da tehlikeli durumlardır, ağrı yapar. Böyle bir durumda da, bölgeyi sabun ve su ile yıkayın.

İlkyardım yaptırmadan önce yanığın derecesini belirleyin


Yanık durumu yaşıyor ve ilkyardım çağrısında bulunmaya hazırlanıyorsanız, öncelikle yanığın neden kaynaklandığını bulun. Çünkü bu uygulayacağınız ilkyardımı kolaylaştıracaktır. Sonra yanığın kaçıncı derece olduğunu anlamaya çalışın. Çünkü yanığın derecesine göre farklı önlemler almanız gerekir.

RİSK GİDEREK ARTAR
Birinci derecede yanıklarda, deri yüzeysel olarak etkilenir. Tüm deri katları olaydan zarar görmez. Gözle bakıldığında, derideki kızarıklıklar görülebilir. Uzun süre güneşte yatan bir insanın derisinin kızarmasını, birinci derece yanığa örnek olarak gösterebiliriz. İkinci derece yanıklar ise, daha ciddidir. Derinin en üst tabakası ve ortalama 1.5 milimetre kalınlığındaki epidermis tabakasının tamamen harap olması anlamına gelmektedir. Bu tür yanıklarda, deri yüzeyinin hemen altında toplanan serum sızıntısı, içi sıvı dolu kabarcıklar oluşturur. Bu sıvı tabakasını örten zar ise, tamamen ölmüş deriden oluşur. Üçüncü derece yanıklar ise, derinin tüm katmanlarının ısıl etken nedeniyle tamamen tahrip olması demektir. Yanığı doğuran etkenin deriyle temas süresinin uzun olduğu anlaşılır. Bölge, bu nedenle tamamen kömürleşir. Yara içine bakıldığında; kasların ortaya çıktığı, hatta kemiklerin bile kömürleştiği göze çarpabilir.

Yanığa el sürmeyin, suya tutun


1- Yanığa elle dokunmamaya çalışın.
2- Öncelikli yanığın derecesini saptayın.
3- Yanık bölgesini derhal musluk suyu ile soğutun.
4- Yanık bölgesini steril bir pansuman malzemesinin yardımıyla örtün.
5- Sadece kızarıklık varsa, yanığı bol su ve sabunla yıkayın.
6- Yanığı, evde tedavi etmekten kaçının.
7- Tam teşekküllü bir hastanenin acil merkezine başvurun.
8- Acil servisi arayarak, ambulans isteyin.
9- Kazazedeyi, aşırı sıcak ve soğuk ortamda tutmayın.
10- Tetanos aşısı yaptırmayı unutmayın.
11- Yanık yüzeyini direkt buzla temas ettirmekten kaçının.
12- İkinci derece yanığı dezenfeltanla temizlemeye çalışmayın. Yoğurt, yağ, sabun, diş macunu, yağlı kremler gibi yabancı maddeler sürmeyin.
13- İçi sıvı dolu kabarcıkları patlatmayın.
14- Eczaneye ve pansumancıya gitmeyin. Doktora gidin.
15- Yanık yüzeyine hava üflemeyin.
16- Yanık yüzeye yapışan kumaş gibi şeyleri kesinlikle kazımayın

Ciltteki Lekelerden Kurtulun

Anti Wrinkle

Ciltteki yaşlılık lekelerinden kurtulmanın başlıca yolları

45 yaşındayım. Bundan 5 yıl önce, ellerimde hiç kırışıklık yoktu. Artık cildim kurumaya ve kırışmaya başladı. Yaşlılık lekelerinden kurtulmam için bana ne yapmamı önerirsiniz? Leyla M./İstanbul

Yaşlanma süreci tüm vücudunuzda zamanla çeşitli fonksiyon kayıplarına neden olur. İnce çizgi ve kırışıklıklar, buruşma, sarkma problemleri size ve çevrenizdekilere yaşlandığınızın açık işaretlerini verir. Yaşlılık lekeleri de, ileri yaşlarda sıklaşan cilt sorunları arasındadır. Ciltte kabarık olmayan gri, kahverengi veya siyahımsı görünümdeki bu lekeler; özellikle 40 yaşından sonra sıklaşır. Ancak, genç insanlarda da görülebilir. Yüzünüzde, ellerinizde, omuz, sırt ve kollarınızda yani vücudunuzun güneşe maruz kalan bölgelerinde zaman içinde oluşurlar. Genelde bir santimetreden küçük olsalar da, biraraya gelerek dışarıdan daha büyük lekeler şeklinde de görülebilirler.

GÜNEŞTEN KORUNUN!
Yaşlılık lekelerinin oluşumunda güneş çok önemli bir faktördür. Aşırı güneş maruziyetinin sadece lekelere değil; kırışıklık, solukluk, kuruluk ve ince damarlarda belirginleşme gibi pek çok soruna yol açtığı artık biliniyor. Bu nedenle gençlik yıllarından itibaren düzenli olarak UVA ve UVB ışınlarına koruma sağlayan yüksek koruma faktörlü bir krem kullanmalısınız. Bu kremleri yaz-kış denemeden kullanın. Güneş koruma kremlerini güneşe çıkmadan yaklaşık yarım saat önce sürmeniz gerekiyor. Ayrıca güneş ışınlarının aşırı yoğun olduğu saatlerde, özellikle sabah 10.00'dan akşamüstü 16.00'ya kadar, güneşe maruz kalmamanız oldukça yararlıdır. Cildinizi koruyacak hafif kıyafetler ve şapka işinize yarar.

UZMANA GİDİN
Yaşlılık lekelerinden kurtulmak istiyorsanız, bir cildiye uzmanına başvurmanızda fayda var. Medikal estetik hekimleri de, bu konuda size yardımcı olabilir. Doktorunuzun tavsiyesi ile cildinizin rengini açan ve hafifçe soyan kremleri kullanabilir; lazer, kimyasal peeling, dermaabrazyon ve kriyoterapi gibi işlemlerden faydalanabilirsiniz. Güneş lekelerinin genellikle iyi huylu oluşumlar olduğunu bilmelisiniz. Ancak lekeleriniz aşırı koyu renkli ise veya boyut olarak giderek büyüyorlarsa, değişik renklerde ve kenarları aşırı şekilsiz ise daha ciddi bir sorun olup olmadığını anlamak için cilt doktoruna gidin. Dr. Ece Hattat

KALBINIZI KORUYUN


Kalbinizi korumanın en kolay şifreleri

Daha uzun ve sağlıklı bir yaşam sürdürmenin anahtarı, yaşam biçiminizde yapacağınız küçük değişikliklerde saklı. Sağlıklı bir yaşam sürmek isteyen kalp hastalarının yakınlarına büyük görevler düştüğünü ifade eden Prof. Dr. Sönmez, kalp hastalıklarından korunma yollarını anlattı.

SAĞLIKLI BESLENİN!
Kalp sağlığınız için sağlıklı yiyecekler tüketin. Kolesterolünüzü gerekli seviyeye düşürmek ve kalp hastalıklarından korunmak için tereyağı, iç yağı gibi hayvansal kaynaklı yağlardan uzak durun. Zeytinyağı, ayçiçek, mısır özü, soya gibi bitkisel yağları tercih edin. Kırmızı eti mümkün olduğunca yemeyin. Et tercihleriniz balık, hindi, tavuk olsun. Beslenmenizde, fasulye, mercimek, bezelye gibi kolesterolsüz protein kaynaklarına yer verin. Yağsız veya az yağlı, süt ve süt ürünleri tüketin. Konsantre süt, karaciğer, işkembe gibi sakatatlardan; sosis, sucuk ve salam gibi gıdalardan uzak durun. Düşük kalorili sebze ve meyveler kalp hastalıklarına karşı koruyucu maddeler içerirler. Günde beş porsiyon sebze ve meyve tüketin. Beslenmenizde beyaz un yerine işlenmemiş buğday unu (kepekli) tercih edin. Köfte-pilavdan başka yemek yemeyen çocuklarınıza bamya, fasulye, salata, meyve yemesini öğretin. Çocuklarınızı fast-food'dan uzak tutun.

BEL ÖLÇÜSÜNE DİKKAT
Yağların karın çevresinde toplanmasının özellikle kalp-damar hastalığı riskini arttırdığını ve bel çevresinin kadınlarda 88, erkeklerde 102 santimi geçmemesi gerektiğini aklınızdan çıkarmayın. Fazla kilolarınızdan kurtulmaya çalışın. Bunun için öğün aralarında atıştırmalara, hızlı yemek yemeğe son verin. Yavaş ve istikrarlı kilo vermenin daha sağlıklı ve kalıcı olduğunu unutmayın! Kilo kaybı sağlıklı bir yaşam için ilk adımdır. Kilo vermek; kan basıncını, kan şekerini, kan yağlarını ve erken ölüm riskini azaltır.

DÜZENLİ SPOR
Tembellik ve aşırı stresten uzak durun. Düzenli egzersiz, kalp hastalıkları ve kalp krizinden korur. Kalbinizi, kemiklerinizi ve kaslarınızı güçlendirir. Ancak 35 yaşından sonra yoğun efor gerektiren bir spora başlayacaksanız, gizli kalp hastalığı riskine karşı mutlaka iyi bir kalp kontrolünden geçin. Egzersizin en ideali uzun yürüyüşlerdir. Kandaki kötü kolesterolünüzün yakılması için beş kilometreyi 45 dakikada tempolu şekilde yürüyün. Efor sırasında göğüs ağrısı, halsizlik, kramp, nefes darlığı gibi şikayetlerle karşılaşırsanız egzersize derhal ara verin.

KENDİNİZİ DİNLEYİN
Aile geçmişinizde kalp hastası varsa, şişmansanız, diyabet veya yüksek tansiyon hastasıysanız, sigara kullanıyorsanız 30, yoksa 40 yaşından sonra şu testleri mutlaka yaptırın: Total kolesterol, HDL (iyi huylu kolesterol), LDL (kötü huylu kolesterol), trigliserid ve kan şekeri. Kan yağları dışında düzenli olarak yüksek tansiyonunuzu ölçtürün. Koroner kalp hastalığından korunmak için hekim tavsiyesiyle birinci gruptakiler 30, ikinci gruptakiler 40 yaşından sonra günde 100 mg aspirin almalıdır.

SELULITLERE KARSI MASAJ YAGI

Selülitleriniz çoksa bu masaj yağı karışımı ile selülitlerin oluşumunu yavaşlatabilir hatta geriletebilirsiniz.

Malzemeler :

Yarım tatlı kaşığı susam yağı
10-12 damla portakal yağı
5-6 damla kekik yağı
6-7 damla biberiye yağı
3-4 damla melisa yağı

Uygulama :

Bu malzemeleri seramik veya cam bir kabın içerisinde karıştırın. Sonra selülitli bölgelerinize yayarak yedirin ve ellerinizle iyice ovuşturun. Sonrasında hafif lifli veya ham ipek bir kese ile 10 dakika kadar bu bölgeye masaj yapın. Eğer vaktiniz varsa üstüne 1 saat kadar spor yapın, sonrasında uzun bir duş alın.

Korhan Kuğu tarifidir.

Gördüğünüz gibi bu tarif de bir aktara girdiğinizde rahatlıkla uygun fiyata temin edebileceğiniz malzemelerden oluşuyor. Kesin fayda göreceğinize eminim. Cildime denediğim tüm bitkisel tariflerden memnun kalıyorum. Bir dipnot da ben vereyim aklıma gelmişken; yine aktardan temin edebileceğiniz kakao yağını bacaklarınıza sürebilirsiniz. Hem cildinizin güzelleştiğini hem de selülitlerinizin yavaş yavaş kaybolduğunu göreceksiniz.

BAGIRSAK DUZENLEYICI CAY


Bağırsak Düzenleyici ve Zayıflatıcı Çay



  • 2 yemek kaşığı sinameki
  • 1 yemek kaşığı biberiye
  • 1 yemek kaşığı maydanoz tohumu
  • 1 tatlı kaşığı anason
    • Tüm malzemeyi 1 litre kaynamış suyun içine atın ve 15 dakika demledikten sonra için. Bir hafta kullanımdan sonra 2 gün ara verin.


      Pervin Bulgak tarifidir.



      Hot HOT H0T!