Makarna Diyeti
Ünlü oyuncu Demi Moore'un meşhur ettiği bu diyet programını altı hafta uygulayarak 13 kilo vermeniz mümkün.Kahvaltı (Her gün için birini seçin)
1. Bir yumurtayı 165 ml yağsız sütle çırpın ve 50 gr unla karıştırın. Sonra yavaş yavaş 300 ml süt, 50 gr un, yarım tatlı kaşığı kabartma tozu ve bir tatlı kaşığı vanilya tozu ekleyin. Karışımı 15 dakika bekletin. Bir teflon tavayı ısıtın ve büyükçe bir kaşıkla karışımdan bir miktarı tavaya dökün. Hamurun üzerinde kabarcıklar oluşunca diğer yüzü çevirin, yeterince piştiğinde servis yapın.
2. 2 dilim bacon, 2 adet ızgara domates ve 1 dilim kepek ekmeği.
3. Bir küçük elmayı rendeleyip sütle çırpın. 50 gram kepek ekmeği üzerine sürerek servis yapın.
Öğle yemeği (Her gün için birini seçin)
1. Bir küçük sandviçin arasına marul, domates, salatalık, 50 gr. yağsız jambon ve 1 tatlı kaşığı light mayonez koyarak hazırlanmış sandviç.
2. 1 yarım soğanı ve 1 sarımsağı 1 tatlı kaşığı yağla karıştırıp yumuşayana dek kızartın. Bir küçük konserve mantarla dilimlenmiş domates ekleyin ve 10 dakika pişirin. 50 gr. kepekli makarnayı haşlayın, sosu makarnanın üzerine dökün ve bir tatlı kaşığı rendelenmiş parmesan peyniri ekleyin. Üzerine karabiber serperek servis yapın.
3. 50 gram makarnayı haşlayın. Üzerine sos olarak ton balığı, 2 sap taze soğan, maydanoz ve yağsız sebze soslarıyla bir karışım hazırlayın.
Akşam yemeği (Her gün için birini seçin)
1. 150 gram dil balığı üzerine 1 tatlı kaşığı zeytinyağı sürerek ızgarada kızartın. Haşlanmış domates ve brokoliyle servis yapın.
2. Küçük bir patlıcanı yıkayıp doğrayın. Tuzladıktan sonra yarım saat bekletin. Küçük bir kutu konserve domatesi, küçük bir yeşil biberin yarısı ve küçük bir soğanla karıştırın ve 2 yemek kaşığı taze fesleğenle bir tencereye koyup yarım saat pişirin. Patlıcanı 2 tatlı kaşığı una bulayıp 1 tatlı kaşığı zeytinyağıyla kızartın. Domates sosuna ekleyin. Karışımı parmesan peyniri eklenmiş, 50 gram makarna dökerek servis yapın.
3. 1 dilim kuzu etini, iki dometasi ve iki mantarı ızgarada pişirin. 1 tatlı kaşığı sebze sosu ekleyerek, bir orta boy haşlanmış patatesle servis yapın
SARIMSAK
Sarımsak

Sarımsak veya sarmısak (Allium sativum L.), 25-30 cm yükseklikte, yeşilimsi beyaz veya pembe çiçekli, otsu bir kültür bitkisidir. Nadir olarak tohum bağlar. Bu nedenle soğancıkları (diş) ile üretilir. Ülkemizde “Beyaz sarımsak” ve “Siyah sarımsak” olmak üzere 2 çeşit yetiştirilmektedir. Tedavide beyaz sarımsak kullanılır. Vatanının orta Asya stepleri olduğu sanılmaktadır.
Bileşim:
Karbonhidratlar (sakkaroz, glikoz), vitaminler (A, B, C ve E) ve eterli uçucu yağ (alliin, allicin, ajoen) , scordein, selen ile dişilik ve erkeklik hormonlarına benzer maddeler taşımaktadır. Bu uçucu yağda özellikle allil disülfür bulunmaktadır. Bu bileşik kükürtlü bir amino asit olan alliin’in alliinaz isimli ferment etkisi ile parçalanarak allicin’i vermesi, allicin’in de, su buharı veya su karşısında, allil disülfür’e dönüşmesi sonucu meydana gelir. Sarımsağa özel koku ve lezzeti veren taşıdığı kükürtlü uçucu yağdır. Kuru sarımsak, tedavi edicilik açısından taze sarımsaktan daha etkilidir.
Kokusuz Sarımsak Tableti:
25 mg' lık 1 tablet 1/100 oranında konsantre edilmiş 2500 mg kuru sarımsağa eşdeğerdir. 2 adet konsantre sarımsak tableti yaklaşık bir diş kuru sarımsağın etkisine sahiptir. Tabletler midede değil bağırsaklarda dağıldığı için ağıza ve nefese koku vermezler. İçerdiği uçucu yağlardan biri olan alliin ve onun enzimatik reaksiyonla parçalanması sonucu oluşan Allisin (allicin) antiseptik (mikropları öldürücü özelliğe sahiptir. Bu madde pek çok bakteri ve mantarın (fungi) büyümesini engeller. Diğer içerdiği uçucu yağ ajoen de antifungal (mantarları öldürücü veya büyümelerini engelleyici) etkiye sahiptir ve kan pıhtılarının (platelet) damar çeperine yapışmasını azaltır. Kükürt bileşikleri olarak bilinen bu maddeler aynı zamanda anti-tümör etkiye de sahiptir.
Kokusuz Sarımsak Tableti; HDL kolesterolünün seviyesini yükseltirken (HDL-Faydalı Kolesterol), serum kolesterolünün ve triglidseridlerinin seviyesini düşürür. Plateletlerin (kan pıhtıları) yapışkanlığını azaltarak kan dolaşımının daha yeterli hale gelmesini sağlar. Aynı zamanda antiviral (virüs öldürücü), antifungal (mantar öldürücü) ve antiparaziter (parazit öldürücü) etki de gösterir. Düzenli olarak kullanımı mide ve bağırsak kanseri riskini azaltır. 250 den fazla basılı yayın göstermiştir ki; sarımsak, kolesterol ve trigliseridleri düşürücü etkiye sahiptir, platelet agregasyonunu (kan pıhtılarının damar çeperine yapışması) ve kanın pıhtılaşmasını sağlayan fibrin oluşumunu engeller. Ek olarak anti-hipertansif (tansiyon düşürücü) ve antioksidan etkilidir. (Vücuttaki serbest radikalleri-zararlı maddeleri etkisiz hale getirme). Kardiyovasküler (kalp-damar sistemi) hastalıklara karşı çok önemli doğal bir silahtır. Sarımsak karaciğerde kolesterol parçalanmasıyla da ilgilidir. Bu da kana daha az kolesterol salınması demektir. Zaten yükselttiği veya korunmasına yardımcı olduğu ve bir lipoprotein olan HDL kolesterolü, vücuttaki kolesterolün karaciğere taşınmasına yardım etmektedir. Kolesterolün bu türü (formu) faydalı olup, kardiyovasküler (kalp-damar sistemi) hastalık riskini azaltmaktadır.
Sarımsak ve Kalp-damar (Kardiyovasküler) Sistemi :
Kandaki yüksek serum kolesterolü ve trigliserid seviyesi damar tıkanıklığı (arteosklerozis – arteriosclerosis) riski için en büyük faktörlerden biridir. Diğer bir faktör de platelet agregasyonu olarak bilinen kan pıhtılarının damar çeperlerine (duvarlarına) yapışmasıdır. Bu durumlar birlikte oluştuğunda zayıf kan dolaşımına sebep olur. Bu da anginaya (angina pektoris - bölgesel bir yetersiz kanlanmadan kaynaklanan ve sıklıkla göğsün ortasında hissedilen bir baskı-sıkışma hissi), kalp krizlerine, el ve ayaklarda zayıf kan dolaşımına sebep olur.
Sarımsak ve Yüksek kan Basıncı (Yüksek Tansiyon):
Sarımsak, yüksek kan basıncını (tansiyon) düşürücü etki gösterir. Bu etki kan dolaşımını kolaylaştırmasından kaynaklanır.
Sarımsak, Yüksek Kolesterol ve Trigliseridler:
1975’ten beri insanlar üzerinde yapılan 32 değişik çalışmada sarımsağın kolesterol (serum) ve trigliseridleri düşürücü etkisi araştırıldı. Bu çalışmalar allisin içeriği standart olan sarımsak tozu tabletleriyle yapıldı. 16 hafta süre ile deneklere günde 1-2 kuru sarımsak dişine eşdeğer sarımsak tabletleri verildi. çalışma sonunda deneklerin kolesterol seviyesinde %6-21, trigliserid seviyelernde ise %11-24 arasında düşüş kaydedildi. (Referans: 1, 2, 3). Diğer çalışmalarda da sarımsağın kolesterol ve trigliserid seviyesini düşürücü etkisi olduğu görülmüştür. 1-3 ay boyunca günde 1-2 kuru sarımsak dişine eşdeğer sarımsak tabletleri kullanıldığında toplam serum kolesterol düzeyi % 9-12, trigliserid düzeyi ise % 8-27 oranında düşmüştür.
Sarımsak ve Damarlardaki Pıhtılaşma: Damarlardaki pıhtılaşma pek çok kişide yürürken ya da koşarken ağrılara ve kaslarda kramplara neden olur. Yapılan çalışmalar Sarımsağın bu konuda Japon Eriği (Ginkgo Biloba) gibi olduğunu göstermiştir. 12 hafta süren çalışmalarda sarımsak ve tabletlerinin ağrısız yürüme ve koşmayı artırdığı bulunmuştur.
Sarımsak ve Enfeksiyonlara Karşı Korunma:
Sarımsak vücudun enfeksiyonlara (bulaşıcı hastalıklar) karşı koymasına yardım eder. İlk çalışmalarda geniş spektrumlu mikropları öldürücü (anti-mikrobiyal) özelliklere sahip olduğu bulunmuştur. Sarımsak, insanların tekrarlayan enfeksiyonlardan (kronik) acı çekmelerini önler, soğuk algınlığı ve gripten korunmalarına yardım eder. Ayrıca kronik (tekrarlayan) mantar veya maya (candidiasis) enfeksiyonlarını tedavi etmekte de kullanılmaktadır.
Sarımsak ve Kanser:
Sarımsak, araştırmalarda antioksidan etkili ve lifli bir ürün olarak bulunmuştur. Çünkü sarımsak, nitrozamin gibi N-nitrozo bileşiklerinin oluşumunu azaltır. Sarımsağın en büyük faydası; yemek borusu (özofagus), mesane, mide ve kolon (bağırsak) kanserini önleyici olarak ortaya çıkmıştır. Iowa’ da (Amerika) 55-69 yaşlarındaki kişilerde yapılan bir çalışmada sarımsak tüketiminin kolon (bağırsak) kanserinin en büyük caydırıcısı olduğu bulunmuştur. Daha fazla sarımsak alınması kolon kanseri riskini % 35 düşürmüştür. Daha fazla ve uzun süreli tüketimde bu oran % 50 ‘ye ulaşmıştır.
UYARILAR:
Sarımsak ve Tabletleri kan inceltici özellikte olduğu için; anti-koagülan ilaç tedavisi görenler doktorlarına danışmalıdır. Tedavi edicilik açısından, kuru sarımsak taze sarımsaktan çok daha etkili olup, bilinen herhangi bir yan etkisi yoktur.
2500 mg kuru sarımsağa eşdeğer (Yarım Diş) konsantre 25 mg’lık Kokusuz Sarımsak Tabletleri’nden ek gıda olarak yemeklerle beraber günde 1-2 defa 2 tablet çiğnenmeden, su ile birlikte alınır
Bir istiridyenin bir inciyi yapması 3 yıl sürer

İNCİ NASIL OLUŞUR?
İnci, başta istiridye,tarak ve bazı midye türlerinin içinde oluşur.Bunlar denizlerde yaşayan yumuşakçalar sınıfından kabuklu yaratıklardır.İşte, yaratıkların yumuşak vicutları içine giren yabancı bir maddenin zararsız duruma getirilmesi için çevrelerinde kılıflar oluşmaya başlar.Böylece soyutlanan yabancı madde zamanla kalınlaşan ve çeşitli katmanlardan oluşmaya başlar.Böylece soyutlanan yabancı madde zamanla kalınlaşan ve çeşitli katmanlardan oluşan yuvarlak bir biçim alır.Daha çok istiridyenin içinde gelişen bu kat kat kılıflar sedef katmanıdır.İnci bu katmanların tümünün küresel bir biçimde oluşmasıdır.
İNCİNİN DEĞERİ NEREDEN GELİR?
Doğal inci, özellikle iri taneli inci az ve zor bulunan bir şeydir.Çıkarılanlar arasında değerli olanlarda çok azdır.Bir incinin değeri göz alıcı doğal pırıltılarının yanısıra kendine özgü değeriyle ölçülür.İncinin renk ve parlaklığı alttaki katmanların ışığı yansıtma ve kırmasıyla oluşan ilginç bir olaydır.Ama gerçekten çok değerli bir incinin ışığı yansıtmasının yanı sıra şekliyle yapı düzlüğünün de göz önünde tutulması gerekir.
İncinin rengi istiridyenin cinsine,suyun içirdiği tuzun niteliğine suyun derinlik ve ısı derecesiyle de yakından ilgilidir. İnci genellikle beyaz,fildişi,pembe yada açık gül renginde, mavimsi hatta siyah olmaktadır.Bunların içinde beyaz ve pembemsi renklerde olanlar en çok arayanlardır.Siyah inciler ise çok az bulunduğundan ayrı bir değer taşımaktadır.
DOĞAL İNCİLER
İstiridye ve öteki yumuşakçaların oluşturduğu her inci değer taşımaz.Değerli inci yapabilmek istiridyenin kabuğunun iç yüzeyini kaplayan sedef tabakasının parlak,düzgün ve temiz renkli olmasına bağlıdır.Bu niteliklerin en çok rastlandığı türü ise tropikal denizlerin ılık sularında yaşayan Pinktada istiridyesidir.Ama İran Körfesinin Arp yarımadası kıyılarında 2000 yılından beri çıkarılmakta olan inciler arasında çok değeğrli inciler görülmüştür.Sri Lanka Adasının Mannar Körfezi beyaz ve gümüşsü incileriyle ünlü ünlüdür.ABD ile Meksika'nın batı kıyılarında ise siyah inci çıkar.Avusturalya,Güney Pasifikler,Venezuela ve Panama yakınlarındaki İnci adaları da ,inci çıkarılan bölgelerdir.Deniz dibindeki istiridyeler sualtında 70 saniyeden 1,5 dakikaya hatta daha uzun süre,kalabilen dalgıçlar tarafından çıkarılır.
Denizlerin dışında ABD'nin Missisipi nehrinde yaşayan bir istiridye türünde de tatlı su incileri elde edilmektedir.
KÜLTÜR İNCİSİ
Çinliler bundan yüzlerce yıl önce istiridyeler içine konan bazı cisimlerin sedefle kaplandığını biliyordu.Belkide onların bu deneyiminden yararlanan Japonlar 1800 yıllarda istiriden daha çok ve daha ucuz inci elde etmenin yollarını geliştirmeye giriştiler.Bugün "kültür incisi'' üretimi Japonya'da büyük bir sanayi durumuna gelmiştir.
Kültür incisi elde etmek için ufak ve yuvarlak bir sedef parçası canlı istiridyenin içine yerleştiriliyor. Sonra bunlar dibe serili ağdan yataklar uzerine indirilerek orada 3-5 yıl süreyle bırakılır.Böylece istiridye içinde oluşan inciler oluşan inciler sayı bakımından çok olursada gerçek inciler kadar değerli değildir.Ama bunların iyilerini doğal olanlarından ancak deneyimli gözler ayırt edebilir.
Detox Diyeti
Detoks Diyeti
1. Gün
Kahvaltı: 1 elma
Ara öğün: Böğürtlen -Muz - Süt
100 gr böğürtlen ve 100 gr muzu mutfak robotuna koyun. 150 gr sütü meyvelerin üzerine ilave ettikten sonra tüm malzemeleri robottan geçirerek püre haline getirin. Meyve suyunu bir bardağa boşaltıp servis yapın.
Öğle yemeği: Somon balıklı salata kasesi
100 gr karışık salatayı (örneğin roka, kırmızı lahana vs.) yıkayıp süzdükten sonra derin bir kaba yerleştirin. Diğer tarafta 80 gr rezeneyi ve 25 gr tütsülenmiş somon balığını salatanın üzerine paylaştırın. 3 yemek kaşığı limon suyu, 2 yemek kaşığı sebze suyu, 1 tatlı kaşığı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı hardal, tuz ve karabiberi bir kapta iyice karıştırın. Hazırlamış olduğunuz sosu salatanın ve somon balığının üzerine serpiştirin. Öte yanda, 2 yemek kaşığı yağsız yoğurdu 1 yemek kaşığı limon suyu ve tuzla karıştırdıktan sonra salataya ilave edin. 2 yemek kaşığı taze soğanla servis yapın.
Ara öğün: 1 elma
Akşam yemeği: Biber ve sığır filetolu pilav
1 tatlı kaşığı zeytinyağını teflon tavada kızdırın. Halka halka doğradığınız 4 yemek kaşığı taze soğanı, havanda dövdüğünüz 1 diş sarımsağı ve ince ince dilimlediğiniz 80 gr sığır filetosunu tavada sote edin. 50 gr pirinci ve küçük dilimlediğiniz 80 gr kırmızı biberi malzemelerin üzerine ekleyin. 200 gr sebze suyunu malzemelerin üzerine döktükten sonra üzerine tuz ve sumak serpiştirin. Tüm malzemeleri 8 -10 dakika pişirin. Ardından besinlerin üzerine 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi ve limon suyu dökün. Yemeği, halka halka doğradığınız 2 yemek kaşığı taze soğanla servis yapın.
Yatmadan önce: Yulaf ezmeli ve elmalı yoğurt
100 gr yağsız yoğurdu 1 tatlı kaşığı balla karıştırın. Yoğurdun üzerine 2 yemek kaşığı yulaf ezmesi ve 100 gr iri rendelenmiş elma ilave edin. Dilimlediğiniz elmayla servis yapın.
Günlük besin değeri: 1075 kalori, 21 gr yağ
2. Gün
Kahvaltı: Elmalı ve böğürtlenli müsli
30 gr müsliyi, 100 gr böğürtlen ve iri rendelenmiş 100 gr elmayla derin bir kabın içine koyun. Malzemelerin üzerine 60 gr yağsız süt ilave ettikten sonra servis yapın.
Ara öğün: 1 elma
Öğle yemeği: Brokolili salata
100 gr karışık salatayı (roka, kırmızı lahana, marul vs..) derin bir kaba yerleştirin. Diğer tarafta 150 gr brokoliyi tuzlu suda haşladıktan sonra süzgeçten geçirin. 150 gr kırmızı biberi 2 santim uzunluğunda kesin. Biberi ve brokoliyi salatanın üzerine ilave edin. Salatanın üzerine 1. Gün hazırlamış olduğunuz sostan serpiştirin. Yoğurt ve 2 yemek kaşığı taze soğanlı servis yapın.
Ara öğün: 1 elma
Akşam yemeği: Fransız usulü mercimek yemeği
1 adet soğanı inci ince dilimleyip, 50 gr taze soğanı da halka halka doğrayın. Malzemeleri tavada kızdırmış olduğunuz 1 tatlı kaşığı yağda sote edin. Üzerine 40 gr mercimek ve 300 ml sebze suyu ilave edin. Malzemenin üzerine tuz ve karabiber serpiştirin. Ardından orta ısıda 15 dakika pişirin. Yemeği ocaktan aldıktan sonra 2 yemek kaşığı üzüm sirkesi, 1 yemek kaşığı limon suyu ve 1 yemek kaşığı yoğurtla karıştırın. 25 gr füme somon balığı ve 2 yemek kaşığı halka halka doğranmış taze soğanla servis yapın.
Yatmadan önce: Yulaf ezmeli ve elmalı yoğurt yiyin.
Günlük besin değeri: 1085 gr kalori, 26 gr yağ
3.Gün
Kahvaltı: Elmalı ve portakallı müsli
Derin bir kabın içinde; 30 gr müsliyi (fındıklı), ince ince dilimlenmiş 150 gr portakal dilimleri, rendelenmiş 100 gr elma ve 60 ml yağsız süt ile karıştırın.
Ara öğün: 1 elma
Öğle yemeği: Papaya salatası
100 gr karışık salatayı (marul, kırmızı lahana, roka vs ) derin bir kaseye yerleştirin. 150 gr papaya ve 3 dilim ( 30 gr) tavuk göğsünü salatanın üzerine ilave edin. 1. Gün hazırlamış olduğunuz sosu malzemelerin üzerine serpiştirin. Yoğurtla servis yapın.
Ara öğün: 1 elma
Akşam yemeği: Brokolili makarna
60 gr makarnayı tuzlu suda haşlayıp, süzgeçten geçirin. 100 gr brokoliyi de aşnı şekilde tuzlu suda 3 -4 dakika haşladıktan sonra sularını süzün. Brokoliyi, 2 yemek kaşığı limon suyu, 1 yemek kaşığı üzüm sirkesi, 2 yemek kaşığı fesleğen yaprakları, 1 diş sarımsak ve 1 yemek kaşığı yoğurtla, püre haline gelinceye dek mikserde karıştırın. Püreyi tuz ve sumakla tatlandırın. Makarnayı brokoli püresi ve 1 avuç dolusu fesleğenle servis yapın.
Yatmadan önce: Elmalı ve yulaf ezmeli yoğurt yiyin.
Günlük besin değeri: 1025 kalori, 15 gr yağ
Sibutramin Nedir?
Lida zayıflama kapsülü vasıtasıyla artık çoğu kişi tarafından bilinen “sibutramin” i biraz daha yakından tanıyalım.
Aslında bir antidepresan olarak geliştirilen sibutramin santral olarak etki eden bir monoamin geri-alım inhibitörüdür ve esas olarak doyma hissini arttırmaktadır.
Sibutramin vücutta termogenezi (ısı üretimi) de uyarmaktadır. Ancak bu ikincil etkisi kilo kaybettirmede çok az rol oynar.
Sibutramin Amerika’da 1997’de, Avrupa Birliği’nde ise 1999’da onaylanmıştır. Karaciğerde büyük oranda CYP3A4 ile ilk geçiş metabolizmasına uğrar, ve ana bileşikten daha güçlü etkili primer (M1) ve sekonder (M2) aktif amin metabolitlerine dönüşür. İlacın ve aktif metabolitlerin büyük kısmı böbrekler yoluyla atılır.
Sibutramin kesinlikle hekim kontrolünde kullanılması gereken bir ilaç. Hayat tarzındaki değişiklikler (beslenme alışkanlıkları vs.) ve hekim kontrolünde iyi bir takip ile etkili olduğu klinik çalışmalarda gösterilmiş.
Sibutramin ile en sık görülen yan etkiler insomni, bulantı, ağızda kuruluk ve kabızlık. Fenfluramin ve deksfemfluraminin aksine serotonin salınımını arttırmadığı tespit edilmiş ve kalp kapakçığı hastalığı ya da pulmoner hipertansiyon ile ilişkisi gösterilememiş.
Sibutramin ile birlikte monoamin-oksidaz inhibitörü ya da serotoninerjik ilaçların kullanımı potansiyel olarak serotonin sendromuna yol açabileceğinden önerilmiyor.
Sibutramin kan basıncında ve nabız hızında ufak artışlara neden olabiliyor, bu da kardiyovasküler sistem üzerine toksik etkileri olabileceği şüphesini uyandırıyor. 2002 yılında İtalya’da kardiyovasküler yan etkilerinden dolayı (kalp hızı artışı, hipertansiyon ve aritmiler) sibutramin satışı geçici olarak durdurulmuş. EMEA (European Agency for the Evaluation of Medicinal Products) ’nın yaptığı bağımsız bir değerlendirmeden sonra hastalar için yararları zararlarından daha fazla olduğuna karar verilmiş ve satışına tekrar devam edilmesi kararı alınmış. Ancak sibutramin kontrol edilmeyen hipertansiyonu olan hastalar, kalp hastaları ya da taşikardisi (nabız hızı yüksek) olan hastalarda önerilmiyor.
Lida’nın içinde bulunduğu gösterilen sibutramin kesinlikle bir hekim tarafından reçete edilmesi gereken ve hekim kontrolünde kullanılması gereken bir ilaç. Lida ile ilgili yazılardan kesinlikle sibutramin kötüdür diye bir sonuç çıkmasın. Yarın ne olur bilemeyiz ancak şu andaki bilgilerimizle sibutramin gerekli endikasyonlarda kullanıldığında etkililiği gösterilmiş bir ilaç. Yani burada kötü olan sibutramin değil, onu Lida gibi reçetesiz satılan bir ilacın içine prospektüsüne yazmadan üstelik de günlük önerilen dozunun 2-3 katı fazla miktarda koyanlar.
Kaynak:
Padwal RS, Majumdar SR. Drug treatments for obesity: orlistat, sibutramine, and rimonabant. Lancet. 2007 Jan 6;369(9555):71-7.



No comments :
Post a Comment